Sevgili kardeşlerim,
Kalp, Rabbimizin nazargâhıdır. İnsan bazen namazda, bazen günlük hayatın telaşı içinde kalbinin dağıldığını hisseder. İşte o zaman Rabıta-ı Kalp devreye girer; kalbi yeniden Allah’a yöneltme, O’nu unutmamaya çalışma hâli…
Hz. Mevlânâ Mesnevî’sinde buyurur:
"Kalp aynadır. Paslandıkça Hakk'ın sûreti onda görünmez"
Rabıta, işte bu aynayı pasından arındırıp yüzünü yeniden Hakk’a çevirmeye çalışmaktır.
Rabıta-ı Kalp Nedir?
Rabıta; kalbin mâsivâdan, yani Allah’tan alıkoyan her şeyden uzaklaşıp O’na yönelmesidir. Özellikle Nakşibendî yolunda önemli bir terbiye usulü olarak kabul edilir.
Tasavvuf ehli, gönlü diri bir mürşidin hâlini vesile ederek yahut doğrudan Allah’ın huzurunda olduğunu hissederek kalbini Hakk’a yöneltmeye çalışır.
Asıl hedef ise kalbin Allah ile bağ kurmasıdır.
“Söz kalbe inmedikçe, dildeki zikir eksik kalır.”
Rabıta Nasıl Yapılır?
Rabıta için gösterişten uzak, sade bir hâl yeterlidir:
• Sessiz ve sakin bir yerde oturun.
• Kalbinize yönelin.
• Yavaşça “Allah… Allah…” zikrine başlayın.
• “Rabbim beni görüyor, işitiyor ve kalbime nazar ediyor.” şuurunu taşımaya çalışın.
• Gün içinde de ara sıra kalbinizi yeniden O’na çevirin.
Çünkü rabıta yalnızca belli vakitlerde değil, hayatın içinde de devam eden bir yöneliştir.
Hz. Mevlânâ şöyle buyurur:
“Biz dile ve söze bakmayız, gönle ve hâle bakarız.
Kalp huşû sahibi ise, sözü kusurlu da olsa gönle bakarız.
Çünkü gönül cevherdir, söz ise arazdır.”
Rabıtanın Kalbe Etkileri
• Kalp yumuşar ve huşû kazanır.
• Zikir dilden kalbe inmeye başlar.
• Dünya meşgaleleri içinde bile iç huzur artar.
• Nefis terbiyesi kolaylaşır.
• İnsan, Allah’ın huzurunda olduğu şuurunu daha sık hissetmeye başlar.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Rabıta yapılırken Allah’ın münezzehliği unutulmamalıdır. Tasavvufun özü, kişiyi Allah’a yaklaştıran bir gönül terbiyesidir; aşırılık değil.
Bu sebeple:
• Şeriat ve sünnet ölçüsü korunmalıdır.
• Aşırı hayal yerine samimiyet esas alınmalıdır.
• Maksat, kalbi Allah’a çevirmektir; şekillerde kaybolmak değil.
Sevgili kardeşlerim,
Gerçek rabıta kelimelerle değil, kalbin yanışıyla başlar. Ne zaman gönül, Allah’tan uzak kaldığında huzursuz olmaya başlarsa; işte rabıta o zaman filiz vermiş demektir.
Hz. Mevlânâ’nın şu sözüyle bitirelim:
“Aşk geldi, defterleri yaktı; hepsini yaktı…”
Kalbiniz daima Allah’a yönelsin. Unuttuğunuzda yeniden hatırlayın. Çünkü O, kulunu hiçbir zaman unutmaz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.