![]() |
| Hz. Mevlânâ’nın Sünnet-i Seniyyeye Bağlılığı |
"Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur."
(Nisâ, 4/80)
"Peygamber size ne verdiyse onu alın, ne yasak ettiyse
ondan sakının." (Haşr, 59/7)
"Allah ve Rasulü bir işe karar verdiği zaman, inanan
bir erkeğin veya kadının kendilerine ait bir işte tercih hakları olamaz."
(Ahzâb, 33/36)
Bu ayetler, Sünnet-i Seniyyeye uymanın farz olduğunu vurgular. Hz. Mevlânâ gibi Hak dostları, bu ilahi emre en yüksek hassasiyetle riayet etmiş, farz ve sünnetin manevi derinliğini hayatlarına nakşetmiştir. Bu yazıda, Hz. Mevlânâ’nın Sünnet-i Seniyyeye bağlılığını ve bu konudaki hikmetli sözlerini paylaşarak, onun bize bıraktığı manevi mirası keşfedeceğiz.
Hz. Mevlânâ’nın Sünnet-i Seniyyeye Hassasiyeti
Hz. Mevlânâ, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetine uymayı
bir yaşam biçimi olarak benimsemiş, bunu hem kendi hayatında uygulamış hem de
cemaatine vaazlarında teşvik etmiştir. Bir gün cemaate hitaben şöyle
buyurmuştur:
"Peygamber’in (s.a.v.) eshâbı, Sıddık-i Ekber (Hz. Ebû
Bekir) ile gazaya gitmişlerdi. Bir kaleyi kuşattılar, ancak fetih uzadı. Hz.
Ebû Bekir, ‘İbadet hususuna dikkat ediniz, farzların ve sünnetlerin en ince
detaylarını kaçırmış olmayasınız. Bu kuşatma, bunları ihmal etmenizden gecikmiş
olmalı,’ dedi. Eshâb, akşam namazı abdestinde misvak kullanmayı unuttuklarını
fark etti. Sabah namazı öncesi misvakla abdest aldılar, namazı kıldılar ve
kaleyi kuşluk vaktine doğru fethettiler."
Bu kıssada, Hz. Mevlânâ, sünnetin en küçük detayına bile
riayet etmenin önemini vurgular. Misvak gibi bir sünnetin ihmal edilmesi bile
bir işin başarısını etkileyebilir. Bu nedenle, o, cemaatine şöyle seslenir:
"Takatiniz oldukça tam bir itaatle ibadete istek
gösteresiniz. Peygamber’in sünnetlerinden en ufak şeyi bile ihmal etmemeye
çalışasınız ki, nefs-i emmâre kalesini zapta muvaffak olasınız."
Hz. Mevlânâ’ya göre, sünnete bağlılık, nefsin vesveselerini
ve şeytanın günahları süslü gösterme çabalarını alt etmenin yoludur. Ancak bu
şekilde gönül şehri, su ve çamur perdesinden arınarak bayındır hale gelir.
Sünnetin İnce Detaylarına Özen: Hz. Mevlânâ’nın Örneği
Hz. Mevlânâ’nın dostlarından Hoca Nefîseddin Sivasî, onun
sünnete olan titizliğini şöyle nakleder:
"Bir gün Hz. Mevlânâ abdest alırken ben eline su
döküyordum. Su pazularına kadar gitmemiş olacak ki, bana hiddetle bakarak,
‘Adamakıllı su dök! Peygamber’in sünnetini tamamıyla yerine gelsin!’
buyurdu."
Bu olay, Hz. Mevlânâ’nın sünnete olan hassasiyetini gözler
önüne serer. O, sadece farzlarla yetinmemiş, nafile ibadetleri bile yerine
getirerek Peygamber’in (s.a.v.) şeriatını en ince ayrıntısına kadar yaşamıştır.
Kur’ân’ın suretiyle derin manalarını birleştiren Mevlânâ, sünneti bir ahlak ve
mana yolu olarak görmüştür.
Sünnet-i Seniyye ve Ahlakın Korunması
Hz. Mevlânâ, ahlakın bozulmasının ümmetin değerden düşmesine
yol açtığını belirtir. Bir hutbesinde, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şu
hadisini nakleder:
"Ümmetimin değerden düşmesi, ahlâklarının bozulduğu
andır. Böyle bir zamanda ancak benim sünnetime sarılanlar felah ve kurtuluş
bulabilir, hem de onlara yüz bin şehit sevâbı verilir."
Bu hadis, sünnete sarılmanın, ahlaki çöküş zamanlarında bir
kurtarıcı olduğunu vurgular. Hz. Mevlânâ, takva elbisesinin günahlarla
kirlenmemesi gerektiğini söyler:
"Ümmetimin ahlakı bozulmaya başlayınca, takva
elbisesini günah kiri kaplar. O Muhammedî ipek kumaşı yıpratırlar,
islere-paslara bularlar da bu yüzden değerden düşerler."
Sünnet-i Seniyye, bu takva elbisesini temiz tutmanın
yoludur. Hz. Mevlânâ, sünnete uymanın, insanı hevâ ve heves perdesinden
kurtararak Allah’a yakınlaştırdığını ifade eder. İnsan, ancak sünnete sarılarak
“manâ gelini”ni bulabilir ve gönlünde vahdetin nurunu hissedebilir.
Sünnet-i Seniyyeyi Hayatımıza Taşıyalım
Hz. Mevlânâ’nın öğretileri, bize sünnetin sadece bir ibadet
değil, aynı zamanda bir ahlak ve manevi yükseliş yolu olduğunu gösterir. Günlük
hayatımızda sünnete uymak için şu adımları atabiliriz:
- Küçük Sünnetlere Özen Gösterin: Misvak kullanmak, sağ elle
yemek yemek gibi küçük sünnetler, Peygamber’e (s.a.v.) bağlılığımızı artırır.
- Ahlakı Güzelleştirin: Sünnet, sadece ibadetle sınırlı
değildir; güzel ahlak, doğruluk ve merhamet de sünnetin bir parçasıdır.
- Nefisle Mücadele: Sünnet-i Seniyye, nefsin vesveselerini
alt etmek için bir kalkandır. Her sünnet, bizi Allah’a bir adım daha
yaklaştırır.
- Ezan ve Namaz: Hz. Mevlânâ’nın da vurguladığı gibi, ezan
bir davettir. Beş vakit namazı sünnetleriyle birlikte kılmaya özen gösterin.
Son Söz
Hz. Mevlânâ, Sünnet-i Seniyyeye bağlılığıyla bize bir yol
haritası sunar: Peygamber Efendimizin (s.a.v.) izinden gitmek, Allah’a
ulaşmanın en güzel yoludur. Onun sünnetine uymak, takva elbisesini temiz tutar
ve gönül şehrimizi bayındır hale getirir. Siz sünneti hayatınıza nasıl
taşıyorsunuz? Hangi sünnetler sizi Peygamber’e (s.a.v.) daha yakın
hissettiriyor?

