3 Ağustos 2016 Çarşamba

Mesnevî’den Sahte Şeyhlerin Tespiti ve Gerçek Şeyhlerden Ayırt Edilmesi

    Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî-i Şerîf’i, hakikati arayanlara yol gösteren bir manevi hazinedir. Bu eserde, sahte şeyhlerin nasıl tespit edileceği ve gerçek şeyhlerden nasıl ayırt edileceği üzerine derin hikmetler yer alır. Günümüzde “sahte şeyh” dendiğinde sadece belirli bir kıyafete bürünenler değil, şeriat ve tasavvuf bilgisi olmadan dini çıkar için kullananlar, muhkem ayetleri çarpıtanlar ya da hadisleri hiçe sayanlar kastedilir. Hz. Mevlânâ, bu tür sahtekârların hem kendilerini hem de onlara inananları nasıl batıla sürüklediğini çarpıcı bir şekilde anlatır. Gelin, Mesnevî’nin bu hikmetli satırlarını birlikte keşfedelim.

    Sahte Şeyhlerin Özellikleri

    Hz. Mevlânâ, sahte şeyhleri şöyle tarif eder:

    “İhsan edicilere konuk olmak gerek. [Oysa] sen, alçaklığından sende olanı bile senden alan birinin müridisin. Kendisi üstün değilken seni nasıl üstün kılacak? Sana ışık vermek nerede, iyice karartacak. Onda ışık yokken, başkaları ona yakın olup nasıl ışık alacaklar?”

    Sahte şeyhler, manevi bir ışık taşımazlar. Onlar, dervişlerin sözlerini çalarak kendilerini hakikat ehli gibi gösterir, ama içleri karanlıktır. Hz. Mevlânâ, bu kişileri “göz ilacı hazırlayan kör”e benzetir; ne kendileri görür ne de başkalarına fayda sağlarlar. İddiaları büyüktür, hatta peygamberlerden bile üstün olduklarını söylerler:

    “Şeytan bile ona kendi suretini göstermez. O ise ‘Biz abdaldan da üstünüz’ der. Dervişlerin sözünü çalmıştır. Sözde Bayezid’e kusur bulur; [oysa] Yezid bile onun iç yüzünden utanır.”

    Bu kişiler, Allah’ın sofrasından nasipsizdir, ama “halife oğluyum” diyerek saf kalpleri kandırırlar. Onların sofrasında sadece “hiç” vardır; yani boş vaatler ve yalanlar.

    Sahte Şeyhlere İnananların Hali

    Hz. Mevlânâ, sahte şeyhlerin peşinden gidenlerin durumunu da şu şekilde tasvir eder:

    “İnsanlar yıllar yılı yarın vaadiyle o sofranın etrafına toplanır, ama o yarın gelmez. İnsanoğlunun sırrının ortaya çıkması için uzun zaman gerek. O yalancı şeyhin hiçbir şey olmadığı meydana çıktığında, tâlibin ömrü geçmiş olur, anlasa ne yararı var?”

    Bu sözler, sahte şeyhlerin peşine takılanların fani ömrünü boşa harcadığını gösterir. Onların vaatleri, saf kalpleri aldatır ve hakikatten uzaklaştırır. Bu yüzden, din hususunda kimin peşinden gittiğimizi iyi idrak etmek gerekir.

    Gerçek Şeyhleri Nasıl Tanıyacağız?

    Hz. Mevlânâ, gerçek şeyhlerin özelliklerini de dolaylı olarak belirtir. Gerçek şeyhler:

    - Işık Saçar: Onlar, Allah’ın nuruyla kalpleri aydınlatır, kendileri de hakikat yolundadır.

    - Şeriat ve Tasavvufa Hâkimdir: Ayet ve hadislerle hareket eder, dini asla çarpıtmaz.

    - Sözleri Özgündür: Çalıntı sözlerle değil, kendi manevi halleriyle konuşurlar.

    - Halka Rehberdir: Safsatalarla değil, hakikatle insanları Allah’a yaklaştırırlar.

    Sahte şeyhler ise tam tersine, nefsani arzularla hareket eder, dini çıkar için kullanır ve hakikati göremez. Hz. Mevlânâ, bu tür kişilerden ceylanın aslandan kaçtığı gibi kaçmayı öğütler:

    “Aklını başına topla da ceylanın arslandan kaçtığı gibi ondan kaç. Âdi bir ot ile bir demet çiçek ona göre birdir. Yakîn davasında bulunsa bile şek ve şüphe içindedir.”

    Günümüzde Sahte Şeyhlerden Kaçış

    Günümüzde sahte şeyhler, sadece dini kisve altında değil, farklı kılıklarda da karşımıza çıkabilir. Kendini âlim sanan, ama ayet ve hadislerden habersiz olanlar; dini çarpıtanlar ya da batıl inançları savunanlar bu kapsama girer. Hz. Mevlânâ’nın uyarısı, bize şu adımları önerir:

    - Bilgiyle Donanın: Şeriat ve tasavvuf bilgisiyle kendinizi güçlendirin, böylece sahtekârları tanıyabilirsiniz.

    - Hakikate Bağlı Kalın: Ayet ve hadisleri rehber edinin, kimsenin dini çarpıtmasına izin vermeyin.

    - Seçici Olun: Çevrenizi, sizi Allah’a yaklaştıran âlimler ve salihlerle doldurun.

    - Manevi Uyanıklık: Sahte vaatlere kanmayın, kalbinizi ve aklınızı hakikatle besleyin.

    Son Söz

    Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde sahte şeyhlerin tespiti, bize hakikati ararken dikkatli olmayı öğretir. Sahte şeyhler, içi karanlık, dışı parlak iddialarla kalpleri aldatır; gerçek şeyhler ise Allah’ın nuruyla yol gösterir. Fani ömrümüzü boşa harcamamak için, kimin peşinden gittiğimizi iyi idrak edelim. Rabbimiz, bizi sapkınlıktan ve gönül gözümüzün kapanmasından korusun. Siz sahte şeyhlerden nasıl kaçıyorsunuz? Hangi hikmetler sizi hakikate bağlıyor?