3 Haziran 2026 Çarşamba

Mesnevî’den Hikâyeler - Çobanın Kırılan Gönlü ve İlâhî Hitap (2. Bölüm)

    Mesnevî’den Bir Hikmet – 2. Bölüm

Bir önceki bölümde çölde Rabbine bütün samimiyetiyle seslenen bir çobanla karşılaşmıştık.

Onun sözleri kusurluydu.
Fakat kalbi sevgiyle doluydu.
Hz. Musa (a.s.), Allah’ın yüceliğini korumak için çobanı sertçe uyardı.
Çobanın gönlü kırıldı.
Bir ah çekti.
Elbisesini yırttı.
Ve sessizce çöle doğru uzaklaştı.
Fakat hikâye burada bitmedi.
Asıl sır şimdi açılacaktı.

Musa’ya Gelen Hitap

Çoban gözden kaybolduktan sonra, Yüce Hak Musa aleyhisselâma hitap etti.
İlâhî hitapta şöyle buyuruldu:
“Ey Musa, kulumuzu bizden ayırdın.”
Ardından şu soru geldi:
“Sen kavuşturmak için mi geldin, yoksa ayırmak için mi?”
Musa aleyhisselâm sustu.
Çünkü o, yanlış gördüğü bir sözü düzeltmek istemişti.
Fakat Allah Teâlâ, çobanın dilinden önce gönlüne bakıyordu.

Herkesin Bir Dili Vardır

İlâhî hitap devam etti:
“Ben herkese ayrı bir hâl verdim.
Herkese ayrı bir dil verdim.
Onun için övgü olan, senin için yergi olabilir.
Onun için bal olan, senin için zehir olabilir.”
Çobanın sözleri kusurluydu.
Fakat sevgisi kusurlu değildi.
O, bildiği kadar seviyor; bildiği kadar konuşuyordu.
Allah ise onun kelimelerinden çok kalbindeki yönelişi görüyordu.

Gönlün Diline Bakmak

Sonra Musa aleyhisselâma şu büyük hakikat bildirildi:
“Biz dile ve söze bakmayız.
Biz gönle ve hâle bakarız.”
Çünkü söz bazen eksik kalabilir.
İnsan bazen hissettiğini anlatamaz.
Bazen sevgisini yanlış ifadelerle dile getirir.
Fakat gönülden yükselen samimiyet, Allah katında gizli kalmaz.
İlâhî hitap devam etti:
“Yanış isterim, yanış.”
Çünkü aşkın dili, bazen kelimelerden daha güçlüdür.

Aşkın Dini

Mesnevî’nin bu bölümünde geçen en dikkat çekici ifadelerden biri de şudur:
“Aşk dini bütün dinlerden ayrıdır.
Âşıkların dini ve mezhebi Allah’tır.”
Bu sözle anlatılan, aşk ehlinin kalbinde Allah sevgisinin her şeyin önüne geçmesidir.
Çobanın dili eksikti.
Ama gönlünde bir yanış vardı.
Ve o yanış, Allah katında değer bulmuştu.

Bu Kıssa Bize Ne Söylüyor?

Bu bölümde Mevlânâ Hazretleri bizi önemli bir soruyla baş başa bırakıyor:
Biz insanlar hakkında hüküm verirken neye bakıyoruz?
Kelimelerine mi?
Yoksa kalplerindeki samimiyete mi?
Elbette hakikat önemlidir.
Doğru bilgi önemlidir.
Fakat bazen bir insanın kusurlu cümlelerinin arkasında, Rabbine yönelmiş tertemiz bir gönül bulunabilir.
Mesnevî’nin bize hatırlattığı şey şudur:
İnsanların sözlerini düzeltmeden önce, kalplerini anlamaya çalışmak gerekir.
Çünkü Allah’ın baktığı yer, çoğu zaman bizim baktığımız yer değildir.
Fakat hikâye henüz bitmedi…
Musa aleyhisselâm şimdi çobanı aramaya çıkacaktır.
Ve onu bulduğunda, artık eski çobanla karşılaşmayacaktır.

Devam edecek…
Musa’nın Çobanı Arayışı ve Değişen Gönül (Yakında)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.