Önceki bölümlerde aşk ateşini, dostluğu, hasreti ve gönül kanını gördük. Şimdi ney aşk şarabıyla sarhoş oluyor, makamı yükseliyor ve nihayet vuslat çağrısıyla sözünü tamamlıyor…
Beyit 13
Orijinal Farsça:
نی ز آتش عشق پر شد جان ما
نی ز خون دل پر شد جان ما
Okunuşu: Ney zi âteş-i ışk por şod cân-ı mâ / Ney zi hûn-i dil por şod cân-ı mâ
Meal: Ney aşk ateşiyle doldu canımız; ney gönül kanıyla doldu canımız.
Beyit 14
Orijinal Farsça:
محرم این هوش جز بی هوش نیست
مر زبان را مشتری جز گوش نیست
Okunuşu: Mahrem-i în hûş cüz bî-hûş nîst / Mer zebân râ müşterî cüz gûş nîst
Meal: Bu akla sırdaş olan ancak akılsız (sarhoş) olandır; dile müşteri ancak kulaktır.
Şerh: Aşkın sırrını ancak aşk sarhoşu anlar – akıl burada perdelenir. Ramazan'da tefekkür ve zikirle aklımızı aşka teslim edelim.
Beyit 15
Orijinal Farsça:
در غم ما روزها بیگاه شد
روزها با شبها هم آگه شد
Okunuşu: Der ğam-ı mâ rûzhâ bîgâh şod / Rûzhâ bâ şebhâ hem-âgeh şod
Meal: Bizim gamımızda günler vakitsiz oldu; günler gecelerle haberleşir oldu.
Şerh: Aşk gamı gün-gece farkını siler. Ramazan'da sahur ve iftar arası bu gamı yaşayalım, geceleri teheccüdle vuslatı arayalım.
Ve işte Kadir Gecesi’nin bin aydan hayırlı nuruyla ney’in son nağmeleri yükseliyor…
Beyit 16
Orijinal Farsça:
Okunuşu: Ney harîf-i her ki ez yârân cidâst / Hem-çü ney zîn hem-rehîhâ berîd
Meal: Ney, yârânından ayrı düşenin yoldaşıdır; ayrılıklarla kesilmiştir.
Şerh: Ney yalnız aşıkların dostu – ayrılık bıçağıyla delinmiş ki Hakk'ın nefesi girsin. Ramazan itikafında bu yalnızlığı yaşayalım.
Beyit 17
Orijinal Farsça:
Beyit 16
Orijinal Farsça:
نی حریف هر که از یاران جداست
همچو نی زین همرهیها برید
Okunuşu: Ney harîf-i her ki ez yârân cidâst / Hem-çü ney zîn hem-rehîhâ berîd
Meal: Ney, yârânından ayrı düşenin yoldaşıdır; ayrılıklarla kesilmiştir.
Şerh: Ney yalnız aşıkların dostu – ayrılık bıçağıyla delinmiş ki Hakk'ın nefesi girsin. Ramazan itikafında bu yalnızlığı yaşayalım.
Beyit 17
Orijinal Farsça:
هر که این آواز نی را بشنود
از جهان دور ماند و دلبر جوود
Okunuşu: Her ki în âvâz-ı ney râ bişnovad / Ez cihân dûr mâned û dilber cûyad
Meal: Kim bu neyin sesini duyarsa, dünyadan uzak kalır ve dilberi (sevgiliyi) arar.
Şerh: Ney'in feryadını duyan aşka düşer, dünyayı terk eder. Ramazan'da bu sesi duymak için zikre sarılalım, Kadir Gecesi'nde vuslat sırrına erelim.
Beyit 18
Orijinal Farsça:
پس سخن کوتاه باید والسلام
تا نگردد این سخن طول و دراز
Okunuşu: Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm / Tâ negerded în sühan tûl ü dirâz
Meal: O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm; ta ki bu söz uzun ve uzayıp gitmesin.
Şerh: Mevlânâ burada susar: Söz uzamasın, çünkü asıl söz kalpteki fısıltıdır. Ney-nâme biter ama hasret bitmez – vuslat sonsuzdur.
Ey Vuslata Erişen Âşık
Ey canlar, Ney-nâme burada bitti ama çağrı bitmedi. Ney'in her feryadı ruhumuzun aslına, Rabb'ine özlemiydi. Ayrılık şikâyetiyle başladı, aşk ateşiyle yaktı, gönül kanıyla doldurdu, şarapla sarhoş etti, gamla zamanı eritti... Ve şimdi susuyor: "Pes sühan kûtâh vesselâm." Çünkü asıl söz kalpteki fısıltıdır; kelimeler biter, ama hasret sonsuzdur, vuslat ise yakındır.
Ey muhibb (seven), bu yolculukta ney gibi inledik, yalnız kaldık, yandık, sarhoş olduk – hepsi Rabb'e dönmek içindi. Ramazan bereketiyle oruçla perdelerimizi incelttik, teheccüdle sırlara erdik, Kadir Gecesi'nde vuslatı aradık. Hz. Mevlânâ bize dedi ki: Dinle, inle, yan, ama Rabb'e dön. Kalplerimizi tefekkürle, namazla, zikirle temizleyelim; "İnnallâhe me'as-sâbirîn" (Bakara, 153) sırrıyla sabredelim.
Vuslat yakındır – dualarımız kabul olsun, aşkımız artsın, hasretimiz cemâle dönsün. Ney'in son nağmesi gönlümüzde ebediyen yankılansın... Vesselâm.
Ney-nâme Serisi Tamamlandı.
Sonraki: (Bu Son bölüm-Hâtime)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.