Önceki sette aşk ateşini gördük. Şimdi hasret daha da yanıyor…
Beyit 10
Orijinal Farsça:
نی حریف هر که از یاران برید
همچو نی زین همرهیها برید
Okunuşu: Ney harîf-i her ki ez yârân berîd / Hem-çü ney zîn
hem-rehîhâ berîd
Meal: Ney yârânından ayrılanın yoldaşıdır; ayrılıklarla kesilmiştir.
Şerh: Ney yalnızların hemdemi – yârânından kopan aşıkla dost
olur. Delikleri ayrılık bıçağıyla açılmış ki Hakk'ın nefesi girsin. Biz de ney
gibi olalım: Mecazi bağları kes, ilahi yolda yalnız kal ki dost Hakk olsun. Ramazan
itikafında bu yalnızlığı yaşayalım.
Beyit 11
Orijinal Farsça:
هر که دور از اصل خویش افتاد او
باز جوید روز وصل اصل خویش او
Okunuşu: Her ki dûr ez asl-ı hîş uftâd û / Bâz cûyed rûz-i
vasl-ı asl-ı hîş û
Meal: Her kim aslından uzak düştüyse, yine aslına kavuşma gününü arar.
Şerh: İşte burada ney'in hikâyesi bizim hikâyemiz oluyor. Kamış bahçeden koparılıp ney olunca aslından uzak düştü; biz de ruh bahçesinden (cemâl-i ilâhîden) bu dünyaya düşüp ayrıldık. Ama o düşüş boşuna değil: İçimize konulan hasret tohumu, bizi durmadan aslımıza çağırır. "Dûr ez asl-ı hîş uftâd" – uzak düştü; "bâz cûyed" – yine arar. Bu arama bitmez, çünkü fıtratımız Allah'ı tanır (Kur'ân'da "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" hitabına "Evet" dedik ya). Ney gibi inleyen âşık da böyledir: Ayrılık ateşi onu yakar, ama o ateş vuslatı doğurur. Mecazi sevgililerden vazgeçip hakiki yâre yönelmek, işte bu "rûz-i vasl" arayışıdır. Ramazan tam bunun zamanı: Oruçla nefsi sustur, tefekkürle kalbi uyandır, sahurda ve iftarda o aslî vuslat gününü yakalamaya çalış. Zikirle, namazla, gözyaşıyla "Yâ Rab, beni aslıma kavuştur" diye yalvar. Hasret uzadıkça yanar, ama yanmak vuslata yaklaştırır. Ey gönül, uzak düştüğün aslını ara; ney gibi inle ki Hakk'ın nefesi seni doldursun...
Beyit 12
Orijinal Farsça:
نی به هر آواز نی نوازد او
لیک هر کس را به قدر هوش او
Okunuşu: Ney be her âvâz-ı ney nevâzed û / Lîk her kes râ be
kadr-i hûş-ı û
Meal: Ney her sese göre nağme yapmaz; fakat herkese aklı
ölçüsünde seslenir.
Gel Ey Hasretli Can
Ramazan'da bu hasreti vuslata çevirelim: Oruçla nefsin bağlarını gevşet, sahurda teheccüdle aslına yakar, iftarda bir damla gözyaşıyla "Yâ Rab, uzak düştüğüm aslıma kavuştur beni" diye inle. Tefekkürle kalbi oyala, zikirle aklı genişlet – ney gibi boşal ki Hakk'ın nefesi seni doldursun, ayrılık ateşi nur olsun. Hasret uzadıkça yanar, ama bu yanış bizi vatan-ı aslîye taşır.
Gel ey muhibb (seven), ney'in nağmesine katıl; Ramazan bitmeden o vuslat tadını alalım, Rabb'imizin cemâlini görelim...
(Devamı sonraki bölümde...)
Önceki: [Mesnevi Ney-nâme Şerhi Serisi – 3: Ney'in Sırrı, Ateş ve Aşkın Nur'u (7-9. Beyit)]

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.