Önceki bölümlerde neyin evrensel inleyişini, zehir-panzehir
sırrını dinledik. Şimdi sırrın derinliği, aşk ateşi açığa çıkıyor…
Orijinal Farsça:
تن ز جان و جان ز تن مستور نیست
لیک کس را دید جان دستور نیست
Okunuşu: Ten zi cân û cân zi ten mestûr nîst / Lîk kes râ
dîd-i cân destûr nîst
Meal: Ten candan, can da tenden gizli değildir; lâkin canı
görmeye kimsenin izni yoktur.
Şerh: Ney'in sesi bedeni deler, canı ifşa eder – ten ve can
birbirine perde değildir aslında. Ama canı (ilahi sırrı) görmek için Hakk'ın
izni şarttır. Tasavvufta "fenâ fi'llâh" sırrı burada: Benliği yok et
ki can görünür olsun. Ramazan'da oruçla ten perdelerini inceltelim, teheccüdle
can nurunu arayalım – izn-i ilahiyle Rabb'imizin cemalini görelim.
Beyit 8
Orijinal Farsça:
آتش است این بانگ نی و نی هوا
هر که این آتش ندارد نیست باد
Okunuşu: Âteş est în bang-i ney ney havâst / Her ki în âteş
nedâred nîst bâd
Meal: Bu neyin sesi ateştir, hava değildir; kimde bu ateş
yoksa yok olsun!
Şerh: Ney üflenirken hava çıkar ama asıl ses aşk ateşi
(ilahi hasret yangını)dır. Hava mecazi, geçici; ateş ise manevi, yakıcı. Kimde
bu yanış (aşk derdi) yoksa, o ruh "nîst" yani yok hükmünde kalır –
fenâ olmadan beka olmaz. Ramazan'da oruç ateşiyle nefsimizi yakalım ki bu ilahi
ateş gönlümüze düşsün, yok olup var olalım.
Beyit 9
Orijinal Farsça:
آتش عشق است کاندر نی فتاد
جوشش عشق است کاندر می فتاد
Okunuşu: Âteş-i ışk est k'ender ney futâd / Cûşiş-i ışk est
k'ender mey futâd
Meal: Ney'e düşen ateş aşktır; şaraba düşen coşku da
aşktır.
Şerh: Ney'in içindeki ateş, aşk yangını; mey (şarap)
içindeki coşku da aynı aşk. Tasavvufta mecazi aşk hakiki aşka kapı – her ikisi
de yakar, coşturur. Ramazan'da sahur-iftar arası bu aşk şarabını içelim,
gönlümüz coşsun.
Gel Ey Ateşli Âşık
Ey ateşli âşık, ney'in aşk yangınına kulak ver: Ten perdeleri incelir, can nuru belirir – ama izn-i ilahiyle... Ney'in bangı hava değil, saf ateş; kimde bu yanış yoksa, ruhu "nîst" kalır. Mecazi coşku hakiki aşka kapı açar: Ney'deki ateş, mey'deki cûşiş aynı sırdır. Oruçla nefsini yak, teheccüdle sırlara er; fenâ'da yok ol ki beka billah'ta var olasın. Aşk derdiyle coş, ki gönlün ilahi nur olsun.
Gel ey muhibb (seven), bu ateşte yan; Ramazan'ın bereketinde ney gibi coşup, aşk şarabıyla sarhoş olalım – Rabb'imizin cemalini görelim...
(Devamı sonraki bölümde...)
Önceki: [Mesnevi Ney-nâme Şerhi Serisi – 2: Ney'in Her Toplulukta İnleyişi ve Aşk Derdi (4-6. Beyit) ]
Sonraki: [Mesnevi Ney-nâme Şerhi Serisi – 4: Ney'in Dostu, Hasret ve Aşk Ateşi (10-12. Beyit)]

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.