DOSTUNUN KAPISINI ÇALAN KİMSENİN HİKÂYESİ. DOSTU İÇERİDEN “KİM O” DEDİ. “BENİM” DEDİ. “MADEM Kİ SEN SENSİN, KAPIYI AÇMIYORUM. DOSTLARDAN ‘BEN’ OLAN HİÇ KİMSEYİ TANIMIYORUM, GİT” DEDİ.
Bir kimse geldi, dostunun kapısını çaldı. Dostu: "Kimsin a güvenilir?” dedi. Kapıyı çalan “Benim” dedi. Dostu: Git, şimdi zamanı
değil, böyle bir sofrada ham kişinin yeri yok, dedi.
Ham kişiyi, hicran ve ayrılık ateşinden başka ne
pişirebilir, iki yüzlülükten ne kurtarabilir?
O zavallı gitti, bir yıl sefere çıktı. Dostun ayrılığının
ateşiyle yandı. O yanıp yakılan pişti de geri döndü. Yine dostun evinin
çevresinde dönmeye başladı. Dudağından edepsizce bir söz çıkmasın diye, yüz
türlü korku ve edeple kapının halkasını çaldı.
Dostu, “Kapıda kim var?” diye seslendi. Kapıdaki sensin ey
gönül alan, dedi.
Dostu: Mademki şimdi bensin, ey ben, gir içeri. Evde iki
‘ben’in sığacağı kadar yer yok, dedi. Ey tamamı ile ‘ben’ olan, gir içeri. Artık
çayırlıktaki gülle diken gibi farklı değilsin.
THE STORY OF THE PERSON WHO KNOCKED AT A FRIEND’S DOOR: HİS FRIEDN FROM WİTHİN ASKED WHO HE WAS: HE SAİD, “TIS I,” AND THE FRIEND ANSWERED, “SINCE THOU ART THOU, I WILL NOT OPEN THE DOOR: I KNOW NOT ANY FRIEND THAT IS ‘I.’”
He answered, “I” The friend said, “Begone, ‘tis not the time
(for thee to come in): at a table like this there is no place for the raw.”
Save the fire of absence and separation, who (what) will
cook the raw one? Who (what) will deliver him from hypocrisy?
The wretched man went away, and for a year in travel (and)
in separation from his friend he was burned with sparks of fire.
That burned one was cooked: then he returned and again paced
to and from beside the house of his comrade.
He knocked at the door with a hundred fears and respects,
lest any disrespectful word might escape from his lips.
His friend called to him, “who is at the door?” He answered,
“Tis thou art at the door, O charmer of hearts.”
“Now,” said the friend, “since thou art I, come in, O
myself: there is not room in the house for two I’s.
His friend said to him, “Come in, O thou who art entirely
myself, not different like the rose and thorn in the garden.”
DİĞER HİKAYELER - OTHER STORİES
BAKKAL VE TÛTÎ (TURKISH - ENGLISH) YAHUDİ PADİŞAHIN HİKAYESİ 1. BÖLÜM (TURKISH - ENGLISH) 2. Bölüm 3. Bölüm 4. Bölüm BARSİSA HİKAYESİ BAŞKA BİR YAHUDİ PADİŞAHIN HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH) AZRAİLDEN KAÇAN ADAM (TURKISH - ENGLIH) AV HAYVANLARININ HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) TÛTÎ HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) HAZRETİ ÖMER (RA) ZAMANINDA ALLAH (CC) İÇİN ÇALGI ÇALAN İHTİYARIN HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) NAHİV ÂLİMİ VE KEŞTİBAN (TURKISH ENGLISH) ASLAN DÖVMESİ YAPTIRAN KAZVİNLİNİN HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) RUMLULARLA ÇİNLİLERİN HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH) YILAN AVCISININ HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH) ŞEYH AHMED HIDRAVEYH HAZRETLERİNİN KERAMETİ (TURKISH - ENGLISH) TEKKEYE GELEN KONUĞUN BİNEĞİNİ SATAN SÛFÎLERİN HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH)
Daha başka hikayeleri ve Hz. Mevlana ile ilgili çeşitli paylaşımları blogtan bulabilirsiniz.
BAKKAL VE TÛTÎ (TURKISH - ENGLISH) YAHUDİ PADİŞAHIN HİKAYESİ 1. BÖLÜM (TURKISH - ENGLISH) 2. Bölüm 3. Bölüm 4. Bölüm BARSİSA HİKAYESİ BAŞKA BİR YAHUDİ PADİŞAHIN HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH) AZRAİLDEN KAÇAN ADAM (TURKISH - ENGLIH) AV HAYVANLARININ HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) TÛTÎ HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) HAZRETİ ÖMER (RA) ZAMANINDA ALLAH (CC) İÇİN ÇALGI ÇALAN İHTİYARIN HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) NAHİV ÂLİMİ VE KEŞTİBAN (TURKISH ENGLISH) ASLAN DÖVMESİ YAPTIRAN KAZVİNLİNİN HİKAYESİ (TURKISH - ENGLISH) RUMLULARLA ÇİNLİLERİN HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH) YILAN AVCISININ HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH) ŞEYH AHMED HIDRAVEYH HAZRETLERİNİN KERAMETİ (TURKISH - ENGLISH) TEKKEYE GELEN KONUĞUN BİNEĞİNİ SATAN SÛFÎLERİN HİKAYESİ (TURKISH ENGLISH)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.