Bu sayfadaki konu güncellenmektedir.
MUİNÎDDÎN B. MUSTAFA
>Mesnevî-i Murâdiyye
Mesnevî'nin bilinen ilk Türkçe şerhidir ve aynı zamanda da
Türk edebiyatının ilk Mesnevî şerhidir.
AYDINLI DEDE ÖMER RUŞENÎ
Aydınlı olduğu ve lügatte de ruşen kelimesinin aydın, parlak
manasına geldiği için Ruşenî denmiştir. Bu zat, Seyyid Yahya Şirvanî
hazretlerinin halifelerindendir. Gençlik zamanlarında Bursa'da yaşamıştır.
Burada dünya işleriyle uğraşmış ve batakhanelerde zaman geçirmiştir. Şiir
söylemede üstün olan Dede, daha çok hiciv tarzında şiirler söylermiş. Hatta
kendini dahi hicvedermiş. Hayatı böyle sürüp giderken Yüce Hak'ın lütfu ile
hakikat yoluna meyletmiş. Bakü'de bulunan Seyyid Yahya Şirvanî hazretlerinin huzuruna
varıp müridi olmuştur. Çok riyazet çekmiş ve halvette bulunmuştur. Önceleri
şiirleri hiçbir mana taşımazken daha sonra ilâhi sözlerle dolu şiirler
söylemeye başlamıştır. Dede Ömer Ruşenî hazretleri Hicrî 892. (M. 1486) yılında
Tebriz'de vefat etmiştir. "Mevt Mevt" tarihidir.
>Neynâme
Tam bir Mesnevî şerhi olmayan bu eser ney'in Tasavvufî
sırlarının anlatıldığı bir kitaptır.
EBU'S-SU'ÛD B. SADULLAH
Eserini 16. YY da yazılmıştır ve Mesnevî'nin birinci
cildinin tam şerhidir.
BOSNALI SÛDÎ EFENDİ
Nisbetinden de anlaşılacağı gibi Bosnalı olan Sûdî'nin
şerhinin sadece 4. Cildi mevcuttur.
NEV'Î YAHYÂ EFENDİ
>Şerh-i Dü Beyt-i Mesnevî-i Şerîf
Şerhin isminden de anlaşılacağı gibi eser ikişer beyitle
şerh edilmiştir.
İSMAÎL RUSÛHÎ ANKARAVÎ HZ.
Ankaralıdır. Babası Bayrâmî şeylerinden olan Ahmed isminde
bir hocadır. Doğum tarihi tam olarak bilinmese de 16. asrın sonları olarak
düşünülmektedir. Tasavvuf hayatından önce çok iyi eğitim almıştır. Farsça ve
Arapça olarak mükemmel derecede şiirler yazmıştır. Mevlevîlikten önce babasının
da Bayramî şeyhi olmasıyla bu tarikatın usullerini öğrenmiş ve şeyhlik
yapmıştır. Yaşadığı göz rahatsızlığının devasını ararken Konya gitmiş, burada
Hz. Mevlânâ'nın dergahına giderek Bustân-ı Evvel hazretleri ile görüşmüştür. Bu
görüşme sonrası gözündeki hastalık manevî bir tedâvi ile açılmış ve Bustân-ı
Evvel hazretlerinin manadaki yüksekliğini anlayınca onun müridi olmuştur.
Burada aldığı manevi eğitimle çok kısa sürede Galata Mevlevîhânesi şeyhliğine
yükselmiştir. Mevlevî tarikatının yüksek velîlerindendir ve tarikat içinde özel
bir yere sahiptir. Mesnevî-i Şerifin rumuzlarını açıkladığı ve manevi hallerini
anlattığı şerh ile de şârihler arasında müstesna bir konumdadır. Bu şerh ile
Şârîh Rüsûhî, Şârîh İsmâil gibi unvanlarla anılmıştır.Şerhinin yanı sıra
Câmiu'l-Âyat, Minhâcu'l-Fukarâ, Huccetü's-Semâ', Şerh-i Fusûsu'l-Hikem,
Er-Risâletü't-Tenzîhiyye Fî Şe'ni'l-Mevleviyye, Şerh-i Kasîde-i Tâiyye gibi çok
sayıda eser neşretmiştir. Hazrti Şârîh hicrî 1040 tarihinde hayatının şerhini
tamamlayıp cennet mevlevîhânesine göç etmiştir. Aşağıda şeyhi Bustân-ı Evvel
hazretlerini methettiği kasidesinden üç beyti okuyabilirsiniz.
Bağbân-ı rûh-perver ya'ni Mevlânâ-yı Rûm
Nevbahâr itdi yine bâğ-ı dem ü devrânını
Tâzelendi zevk-i şevki köhne bezm-i âlemin
Reşk-i firdevs eyleyüb pîrâmen-i bostânını
Nevbetinde Îsi-i rûy-i zemîn ol ki ider
Feyz-i in'amıyla ihyâ zümre-i ihvânını
(Ruh yetiştiren bahçıvan yani Hazreti Mevlânâ, yine dönemini
ilkbahara çevirdi. Çevresinin bahçesini Firdevs cennetini kıskandıracak bir
hale getirdi, köhne âlemin meclisinde çoşkunluk zevki tazelendi. Döneminde
yeryüzünün İsâ'sı olup bağışladığı feyizlerle dostlarına yeni can verdi.)
>Şerh-i Mesnevî (Mecmû'atu'l-Letâyif ve
Matmûratu'l-Ma'ârif)
Mesnevî'nin dibâce ve ilk onsekiz beytinin şerhidir.
ŞEM-Î ŞEM'ULLAH
>Şerh-i Mesnevî
Âyet ve hadislerle desteklenerek mısra mısra şerh
edilmiştir.
İLMÎ DEDE
İsmi Mehmed'dir ve Bağdat asıllıdır. Musul ve çevresinde
ilim tahsil ettikten sonra, İstanbul'a gelerek ders okutmaya başlamıştır.
İlminin yüksekliği anlaşılınca devrinin büyük âlimleri de onul ilim halkasına
katılmış ve ders almışlardır. Dervişlerinden birisi Kahire'ye kadı olduğunda
onu da yanında götürmüş ve nâiblik görevinde bulunmuştur. Daha sonra Hacca
gitmiş, dönüşünde de Şam'a giderek Kartal Dede'ye intisab etmiş ve ona
bağlanmıştır. Şeyhinin vefat etmesi üzerine yerine şeyh olmuştur. İlmî Dede
hicrî 1070 senesinde vefat etmiş ve burada sırlanmıştır. Mesnevî-i Şerif
dışında Farsça ve Arapça eserleri, ayrıca müretteb Divânı vardır. Aşağıda Şeyh
Muhyiddîn Arabî hazretlerinin Mevlevîlerin Şam'a geleceklerine dair keşiflerini
anlatan kıtasını okuyabilirsiniz. İlmî Dede bu kıtayı da şerh etmiştir.
Tecî üş Şâmu akvâmü tesaffu
Tüsemma bil kabâil Mevleviyye
Mecâlisühüm alet tahkiki sumtün
Terâhüm bi's-safâ hayru'l-beriyye
(Temiz bir sofi zümresi Şam'a gelir ki, bunlara Mevlevî
derler. Onlar toplantılarında susar, konuşmazlar. Onların insanların en
hayırlısı olduklarını görürsün.)
>Şerh-i Cezîre-i Mesnevî
Şam Mevlevîhânesi Şeyhi Mehmed İlmî Dede'nin Mesnevî Şerif'i
şerh etme yetkinliğini gösterdiği bir eserdir.
HACI İLYASZÂDE ÖMER'İN MESNEVÎ ŞERHİ
ABDÜLMECİD-İ SİVÂSÎ
>Şerh-i Cezîre-i Mesnevî ve Şerh-i Mesnevî
HACI PÎRÎ
>İntihâb-ı Şerh-i Mesnevî
İlmî Dede'nin şerhi gibi Mesnevî'nin seçilmiş beyitlerine
yapılmış şerhtir.
ABDULLAH-I BOSNAVÎ
>Şerh-i Manzûme-i Cezîre-i Mesnevî
PÎR MEHMED EFENDİ
>Hazînetü'l-Ebrâr
Mesnevî'nin dördüncü cildinin şerhidir.
SABÛHÎ AHMED DEDE
Yenikapı Mevlevihânesinin meşhur yedi şeyhinden birisi olana
Ahmed Dedenin nereli olduğu tam olarak bilinmese de İstanbullu olduğu
düşünülmektedir. Babası dönemin âlimlerinden olmasıyla ilk ilim tahsilini de
babası vasıtasıyla yapmıştır. İlk tasavvuf terbiyesini İstanbul'da bulunan
Bektâşî dergâhında, Kâsım Dede adlı bir şeyhten almıştır. Seyyah dervişlerden
olan Sabûhî Dede daha sonra seyahate çıkmış ve Konya'ya giderek burada Mevlevî
olmuştur. Dervişliğinin başlarında gelen cezbe hali geçince Mesnevî-i Şerifi
şerh etmiştir. Şam'a giderek orada Hamza
Dede hazretleri hizmetinde bulunmuştur. Burada ilmi ve ameliyle şöhret bulunca
İstanbul'a davet edilmiş ve Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhliğine getirilmiştir. On
sekiz sene görev yapan Sabûhî dede Hicrî 1057 senesinde ecel şerbetini
içmiştir. Mesnevî-i Şerif şerhinin dışında da Farsça ve Türkçe dîvân sahibidir.
Münâzara-i Kâmilîn, Şeb ü Ruz, Hüsrev ve Şirin adında eserleri vardır.
>El-İhtiyârâtü Hazreti Mesnevî
Bir cilt içerisine toplanan seçilmiş beyitlerin şerhidir.
AĞAZÂDE MEHMED EFENDİ
Yazıcızâde Mustafa Ağanın oğlu olan Mehmed Efendi, babasının
ağa olarak anılması sebebiyle Ağazâde sıfatıyla şöhret bulmuştur.
Geliboluludur. Hicrî 1019 senesinin Muharrem ayında gördüğü bir rüya üzerine Konya'ya
giderek Çelebi Bostan efendi hazretlerinin müridi olmuştur. Gelibolu
mevlevihânesi ve Beşiktaş Dergâhı onun adına yaptırılmıştır. Devrinin önemli
mutasavvıflarından olan Mehmed efendi keşif ve kerametleriyle meşhurdur. Dîvân
sahibi olan Ağazâde Mehmed efendi şiirlerinde mahlas kullanmamıştır. Hicrî 1063
tarihinde adına yaptırılan Gelibolu Mevlevîhânesi'nde vefat etmiş
Mevlevîhâne'de sırlanmıştır. Aşağıdaki iki beyit dîvânındandır.
Zîr-i pây-i mevlevîde her sadâ-yı pây-ı kûb
Münkir-i vecd ü sema'a dokunur mânend-i top
Bir külah bir nemed vecd ü sema' u nây u def
Sırrını keşf itmesün her şahsa Allâm'ül-guyûb
(Mevlevî sema' ederken ayağının altından çıkan güp güp
sesleri, vecd ve sema' inkârcılarına top gibi tesir eder. Bir külâh, bir keçe,
vecd, sema', ney ve def sırrını; gaypları bilen yüce Mevla, her kişiye
açmasın)
>Beşiktaş Mevlevîhânesi Şeyhi olan Ağazâde, bu şerhte
İsmâil Ankaravî'den (Ks) faydalanarak ilk onsekiz beyiti şerh etmiştir.
İBRAHİM CEVRÎ EFENDİ
>Hall-i Tahkikat
Mesnevî'den seçilen 56 beyite 5 er beyitle yapılmış şerhtir.
SARI ABDULLAH EFENDİ
Babası Seyyid Muhammed efendidir. Dönemin Fas ülkesinde
şehzade iken İstanbul'a gitmiş ve Osmanlı devleti'nde görev yapmıştır. Sarı
Abdullah efendi Hicri 992. (M. 1584) yılında doğmuştur. Aklî ilimleri öğrendiği
gibi tasavvuf ilmini de öğrenmiştir. Bayramî tarikatı mensubudur. Bu tarikatın
büyüklerinden Hâce Ali Rûmî Hazretlerinin terbiyesi altında yetişmiştir.
Çeşitli eserler neşreden Sarı Abdullah efendi, 43 yaşına geldiğinde ise
Mesnevî-i Şerifi şerh etmiştir. Sarı Abdullah efendi, Hicrî 1071 yılının Recep
ayında vefat etmiştir.
>Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî
Mesnevî'nin birinci cildinin şerhidir.
ŞİFÂÎ DERVİŞ EFENDİ
>Şerhü'l-Kitâbü'l-Mesnevî
ADNÎ DEDE
İsmi Receb'dir. Siroz'da doğmuştur. Âlim bir zat olan Redeb
Dede, Siroz Dergâhı Şeyhi Ramazan Dede'ye intisap ederek Mevlevî olmuştur.
Şeyhi vefat ettikten sonra Siroz Dergâhına şeyh talep edilmesi üzerine Receb
Dede uygun görülmüş ve şeyhinin yerine posta oturmuştur. Bir süre burada
görevini yaptıktan sonra Belgrad'ta inşa edilen Mevlevîhâne'de irşad
faaliyetlerini sürdürmüştür. Hİcri 1100 tarihinde vefat etmiştir. Mesnevî-i
Şerif şerhi dışında divân sahibidir ve Örfî-i Şirâzi'nin de bir kasidesini şerh
etmiştir. Aşağıda gazelinden alınmış bir beyti okuyabilirsiniz.
Âh itdikçe cûşa gelür gözlerim yaşı
Derya temevvüc itmeğe elbet hevâ gerek
(temevvüc-dalgalanmak)
>Nahl-i Tecellî
Adnî Receb Dede, aşk kelimesinin geçtiği 333 beyti seçerek,
her birini beş türkçe beyitle şerh etmiştir.
MEHMED el-MEVLEVÎ
>Mesnevî-i Manevî
Mesnevî'nin birinci cildinin mensur şerhidir.
AMBARCI-ZÂDE DERVİŞ KÜÇÜK ALİ EFENDİ
>Esrârü'l-Ârifîn ve Sirâcü't-Tâlibîn
TÂLİBÎ DEDE
İsmi Hasan'dır. Rumeli'de İştip kasabasında görevli bir
kadı'nın oğlu iken, devlet işlerine yönelmeyerek, Selanik Mevlevîhânesi Şeyhi
Vecdî Dede hazretlerine intisap etmiş ve Mevlevî külahı giymiştir. Şeyhinin
vefatı üzerine Selanik Mevlevîhânesi şeyhi olmuştur. Şeyhlik görevi süresince
devlet adamlarıyla yakınlığı onu Şeyhlikten kadılığa geçmesine vesile olmuş ve
şeyhliği bırakarak Kadılık görevi yapmıştır. Bu sayede çok zengin olmuştur.
Ancak bir süre sonra bu debdebeli hayatı da bırakarak tekrar Mevlevî olmak
istemiş ve Şeyh Gavsî Dede'nin huzurunda Mevlevî olmuştur. Çelebi Bostan-ı Sânî
hazretleri tarafından önce Selanik sonra da Mısır Mevlevîhânelerine şeyh olarak
görevlendirilmiştir. Mısır şeyhi iken yaşanan Halil Paşa vakasında izinsiz
olarak görevini bırakarak İstanbul'a dönmüştür. Bu durum Çelebilik makamı
tarafından yadırganmış olsa da eski şeylerden olması hasebiyle affedilmiş ve
yüz yaşında Serez şeyhliğine gönderilmiştir. Mesnevî-i Şerifi şerh etmeye
başlamış ancak buna ömrü yetmemiştir. Serez'de görevini sürdürürken, hicrî 1130
senesinde ahirete göçmüştür. Aşağıdaki gazel kendisine aittir.
Nûr-ı dîdem çeşm-i pür-hûnum ki câyundur senün
Ferş olunmuş la'lden sırça sarayundur senün
Tûtîyâyı zerrece hîç gözüme göstermeyen
Kehl-i erbâb-ı basîret hâk-i pâyindir senün
Berk sanma şû'le-i âhı derûnumdur dilâ
Ra'd zannetme sadâ-yı hûy u hâyındır senün
Kaşların zîr-i cebîninde kamer altında râ
Didüm ol dilber didi bu hüsn-i râyındır senün
Şâh-ı gamsın leşker-i hicrân ile zevk itmeğe
Tâlîbî âhınla kaddin ok ve yayındır senün
(Ey gözümün nuru! Senin yerin kanla dolu gözlerimdir. O,
senin kırmızı yakutla döşenmiş sırça sarayındır. Gözlerin ilacı çinkoyu gözüme
göstermeyen, basîretli zatların gözlerinin sürmesi olan ayağının tozudur. Ey
sevgili! İçimin ahımın alevdir o gördüğün onu şimşek sanma. Gökgürültüsü
zannettiğin de senin hay huylarındır. O güzele, alnının altındaki kaşların,
mehtabın altındaki ra harfine benziyor deyince, bu senin güzel düşüncendir
dedi. Gam padişahısın sen, ayrılık ordusuyla zevk ederken bu Tâlîbî'nin
bükülmüş beli senin yayın, feryatları da okundur.)
>Şerh-i Mu'dalât-ı Mesnevî
Mesnevî'nin üçüncü cildinin şerhidir.
İSMÂİL HAKKI BURSEVÎ
>Ruhu'l-Mesnevî
Mesnevî'nin birinci cildinin ilk 738 beytinin şerhini ihtiva
eder.
MEKNÎ EFENDİ
>Şerh-i Cezîre-i Mesnevî
Sultan 3. Ahmed'in emri ile yazılan bu eser,
Yûsuf-ı-Sîne-çâk'ın "Cezîre-i Mesnevî"sinin şerhidir.
SURURİ DEDE
ŞEM-İ EEFENDİ
Şem-i Efendi 16. yy da yaşamış bir mutasavvıftır. Doğum tarihi ve yeri bilinmemektedir. Çeşitli tasavvufî eserleri şerh eden Şem-i Efendi, Mesnevî-i Şerifi şerh etmesiyle meşhur olmuştur. 1011 (1602) yılında vefat etmiştir.
ŞEYH GÂLİB
>Şerh-i Cezîre-i Mesnevî
Şeyh Gâlib efendimizin hayatını bu linkten okuyabilirsiniz. Ayrıca müsedesini de (video) bu linkten dinleyebilirsiniz.
https://muhibbimvln.blogspot.com/2020/04/seyh-galib-hz-museddes.html
ERZURUMLU AHMED NAİM
>İsmâil Ankaravî Hazretleri'nin yetiştirdiği Derviş
Ganem'in yaptığı şerhi tamamlayamadan vefat etmesi üzerine kalan dördüncü
cildin şerh edildiği eserdir.
BAĞDATLI ÂSIM
>İsmâil Ankaravî'nin etkisi altında kalınarak yapılmış
Mesnevî'nin ilk onsekiz beytinin şerhidir.
ES-SEYYİD EL-HAC MUHAMMED ŞÜKRÎ İBN AHMED 'ATA
>Müntehâbât-ı Mesnevî
Mesnevî'den seçilmiş 270 beyitin şerhi yapılmıştır.
MUHAMMED MURAD MOLLÂ'NIN MESNEVÎ ŞERHİ
>Mesnevî'nin tamamamının şerhini ihtiva etmektedir.
ÂBİDİN PAŞA
>Mesnevî-i Şerif Tercüme ve Şerhi
Mesnevî'nin birinci cildinin şerhidir ve Âbidin Paşa'nın en
meşhur eseridir.
MEHMED ES'AD DEDE
>Şerh-i Mesnevî
Tâhirü'l-Mevlevî'nin şeyhi olan Mehmed Es'ad Dede'nin ilk
iki beyite yaptığı şerhidir.
RIZÂEDDÎN REMZÎ ER-RIFÂÎ
>Lübb-i Mesnevî
Mesnevî'nin dibâce ve ilk onsekiz beytinin şerhidir.
AHMED AVNİ KONUK
>Mesnevî-i Şerif Şerhi
Mesnevî'nin tamamının şerhidir.
(Ruh yetiştiren bahçıvan yani Hazreti Mevlânâ, yine dönemini ilkbahara çevirdi. Çevresinin bahçesini Firdevs cennetini kıskandıracak bir hale getirdi, köhne âlemin meclisinde çoşkunluk zevki tazelendi. Döneminde yeryüzünün İsâ'sı olup bağışladığı feyizlerle dostlarına yeni can verdi.)
>Şerh-i Cezîre-i Mesnevî
>El-İhtiyârâtü Hazreti Mesnevî
Zîr-i pây-i mevlevîde her sadâ-yı pây-ı kûb
(Mevlevî sema' ederken ayağının altından çıkan güp güp sesleri, vecd ve sema' inkârcılarına top gibi tesir eder. Bir külâh, bir keçe, vecd, sema', ney ve def sırrını; gaypları bilen yüce Mevla, her kişiye açmasın)
>Beşiktaş Mevlevîhânesi Şeyhi olan Ağazâde, bu şerhte İsmâil Ankaravî'den (Ks) faydalanarak ilk onsekiz beyiti şerh etmiştir.
>Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî
Âh itdikçe cûşa gelür gözlerim yaşı
>Nahl-i Tecellî
(Ey gözümün nuru! Senin yerin kanla dolu gözlerimdir. O, senin kırmızı yakutla döşenmiş sırça sarayındır. Gözlerin ilacı çinkoyu gözüme göstermeyen, basîretli zatların gözlerinin sürmesi olan ayağının tozudur. Ey sevgili! İçimin ahımın alevdir o gördüğün onu şimşek sanma. Gökgürültüsü zannettiğin de senin hay huylarındır. O güzele, alnının altındaki kaşların, mehtabın altındaki ra harfine benziyor deyince, bu senin güzel düşüncendir dedi. Gam padişahısın sen, ayrılık ordusuyla zevk ederken bu Tâlîbî'nin bükülmüş beli senin yayın, feryatları da okundur.)
>Şerh-i Mu'dalât-ı Mesnevî
Şeyh Gâlib efendimizin hayatını bu linkten okuyabilirsiniz. Ayrıca müsedesini de (video) bu linkten dinleyebilirsiniz.
https://muhibbimvln.blogspot.com/2020/04/seyh-galib-hz-museddes.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.