1 Ekim 2020 Perşembe

HZ. MEVLÂNÂ'NIN NUR DUASI

Salâvat

  "Allah Teala, Muhammed'in üzerine ve ehlibeyti ve evladı ve ashabı üzerine salât eylesin ve selâmet ihsan buyursun.

  Nur Duası

  "Ey nurların nûru ve nûrundan nûr-ı Muhammadî ve nûr-ı Muhammedî’den diğer nurları yoktan var eden Subbuh, Kuddüs (c.c.), benim kalbimi isminin nurlarıyla aydınlat ve emirlerine aykırı düşüncelerimin karanlığından pâk eyle. Kulağımı nur-ı azametinle nurlandır, rızana uygun amelleri işittir, yasakladığın şeyleri işittirme. Gözlerimi sen Basîr, Kadîr rahmetinin nûruyla nurlandır. Haram kıldığın şeyleri gözlerimden nûrunla örtüp sakla. Kıllarımı da nurlandır, kıllarımı nûrunla doldur. Bedenimin dış derisini de nûrunla aydınlat. Bu âciz kulun etini aydınlatıp nurunla doldur. Ben fakir kulunun kanını nurlandırıp nûrunla doldur. Ben zayıf kulun kemiklerimi nurlandırıp nûrunla doldur. Benim önümü, arkamı, üstümü, sağ yanımı, sol yanımı nurunla kuşatıp aydınlat. Ey göklerin ve yerin nuru, bütün kâinatın hâlıkı, ben fakire günahkâr kuluna hidayet nûrunu bol bol ihsan eyle. Geniş kudretinin hazinesini nûrundan bana rahmetinle nûr ihsan eyle, beni nûrunla nurlandır. Ey nûru icad ve ihsan edici, nûrun nûru azimüşşân, rahmetinin genişliği hakkı için, ey ihsan edicilerin en rahmet edicisi, sonsuz rahmetinin gereğince niyazımı yalvarmamı ve dualarımı kabul eyle."

  Bu nur duası için pîrimiz Hazreti Mevlânâ (kds.) şöyle buyurmuşlardır:

  "Hazreti Server-i Enbiya (s.a.s.) Efendimiz, her farzı eda ettikten sonra daima Nûr Dua'sını okurlardı. Benim de adetim budur. Bana bağlananların da âdet etmesi lâzımdır."

  Bu vasiyet ve tavsiyelerinden dolay Mevlevî Dede’leri ve dervişleri farz namazlarının arkasından üçer kere okumaya devam ederler.

  "Ey âlemlerin ilâhı, mâbudu, ben nefesimi senin kudretinle alıp veririm, Ey hacetleri yerine getiren Rabb'ım, ben yoluna girdiğim, sana yaklaşmaya vesile olan, beni tevhid ve ibadete irşad edip sana eriştirici olan pîrime așık ve müstahakım. Sana erişmeye sebep olacak afiyete âşık ve müstahakım. Sana ibadet ve tevhide mani olacak hastalık vb. ne sebep varsa beni o illetten muhafaza eyle. Ey yüce Mevlâ, seni çok tesbih edip zikredeyim, bana bu kuvvet ve afiyeti ihsan eyle. Ey duaları kabul edici Rabbim, sana ibadet etmeyi unutturacak, senin muhabbetini gevşetecek hastalıklara uğratma. Zikir ve tevhid lezzetini kesip giderecek hastalıklardan da beni uzak kıl. Tevhid ve kulluğunu bana unutturup isyanıma sebep olan ve beni azdıran sıhhati bana verme. Sana ibadet etmekte kibre ve benim kötülüğümü arttırıp engel olan, sana isyana sebep olan sıhhati bana verme. Senin zikir ve tesbihini kestirecek isyandan ben kulunu muhafaza eyle ey rahmedenlerin en rahmedicisi. Rahmânlığın ve rahîmliğin hakkı için dua ve niyazımı kabul eyle."

  Pîr-i destgîrimiz Cenab-ı Mevlâna Hazretleri'nin has müridlerinden olan Seraceddin Tetrî; fakih, zâhid, sâlih, åbid bir kimse idi. Bu zat şöyle anlatmıştır:

  "Cenab-ı Pîr, beni huzurlarına çağırıp yukarıdaki üç duayı oku buyurdular. Vefatları yaklaştığından bunları devamlı okumamı vasiyet ettiler."

  Hazreti Pîr'in zahirde olan vasiyetleri yalnız ona mahsus olmadığından bütün tarikat sâliklerinin bu nasihattan faydalanmalarının gerektiği âşikârdır.

....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.