
Salâvat
"Allah Teala,
Muhammed'in üzerine ve ehlibeyti ve evladı ve ashabı üzerine salât eylesin ve
selâmet ihsan buyursun.
Nur Duası
"Ey nurların
nûru ve nûrundan nûr-ı Muhammadî ve nûr-ı Muhammedî’den diğer nurları yoktan
var eden Subbuh, Kuddüs (c.c.), benim kalbimi isminin nurlarıyla aydınlat ve
emirlerine aykırı düşüncelerimin karanlığından pâk eyle. Kulağımı nur-ı
azametinle nurlandır, rızana uygun amelleri işittir, yasakladığın şeyleri
işittirme. Gözlerimi sen Basîr, Kadîr rahmetinin nûruyla nurlandır. Haram
kıldığın şeyleri gözlerimden nûrunla örtüp sakla. Kıllarımı da nurlandır,
kıllarımı nûrunla doldur. Bedenimin dış derisini de nûrunla aydınlat. Bu âciz
kulun etini aydınlatıp nurunla doldur. Ben fakir kulunun kanını nurlandırıp
nûrunla doldur. Ben zayıf kulun kemiklerimi nurlandırıp nûrunla doldur. Benim
önümü, arkamı, üstümü, sağ yanımı, sol yanımı nurunla kuşatıp aydınlat. Ey
göklerin ve yerin nuru, bütün kâinatın hâlıkı, ben fakire günahkâr kuluna
hidayet nûrunu bol bol ihsan eyle. Geniş kudretinin hazinesini nûrundan bana
rahmetinle nûr ihsan eyle, beni nûrunla nurlandır. Ey nûru icad ve ihsan edici,
nûrun nûru azimüşşân, rahmetinin genişliği hakkı için, ey ihsan edicilerin en
rahmet edicisi, sonsuz rahmetinin gereğince niyazımı yalvarmamı ve dualarımı
kabul eyle."
Bu nur duası için
pîrimiz Hazreti Mevlânâ (kds.) şöyle buyurmuşlardır:
"Hazreti
Server-i Enbiya (s.a.s.) Efendimiz, her farzı eda ettikten sonra daima Nûr
Dua'sını okurlardı. Benim de adetim budur. Bana bağlananların da âdet etmesi
lâzımdır."
Bu vasiyet ve
tavsiyelerinden dolay Mevlevî Dede’leri ve dervişleri farz namazlarının
arkasından üçer kere okumaya devam ederler.
"Ey âlemlerin
ilâhı, mâbudu, ben nefesimi senin kudretinle alıp veririm, Ey hacetleri yerine
getiren Rabb'ım, ben yoluna girdiğim, sana yaklaşmaya vesile olan, beni tevhid
ve ibadete irşad edip sana eriştirici olan pîrime așık ve müstahakım. Sana
erişmeye sebep olacak afiyete âşık ve müstahakım. Sana ibadet ve tevhide mani
olacak hastalık vb. ne sebep varsa beni o illetten muhafaza eyle. Ey yüce
Mevlâ, seni çok tesbih edip zikredeyim, bana bu kuvvet ve afiyeti ihsan eyle.
Ey duaları kabul edici Rabbim, sana ibadet etmeyi unutturacak, senin
muhabbetini gevşetecek hastalıklara uğratma. Zikir ve tevhid lezzetini kesip
giderecek hastalıklardan da beni uzak kıl. Tevhid ve kulluğunu bana unutturup
isyanıma sebep olan ve beni azdıran sıhhati bana verme. Sana ibadet etmekte
kibre ve benim kötülüğümü arttırıp engel olan, sana isyana sebep olan sıhhati
bana verme. Senin zikir ve tesbihini kestirecek isyandan ben kulunu muhafaza
eyle ey rahmedenlerin en rahmedicisi. Rahmânlığın ve rahîmliğin hakkı için dua
ve niyazımı kabul eyle."
Pîr-i destgîrimiz
Cenab-ı Mevlâna Hazretleri'nin has müridlerinden olan Seraceddin Tetrî; fakih,
zâhid, sâlih, åbid bir kimse idi. Bu zat şöyle anlatmıştır:
"Cenab-ı Pîr,
beni huzurlarına çağırıp yukarıdaki üç duayı oku buyurdular. Vefatları
yaklaştığından bunları devamlı okumamı vasiyet ettiler."
Hazreti Pîr'in
zahirde olan vasiyetleri yalnız ona mahsus olmadığından bütün tarikat
sâliklerinin bu nasihattan faydalanmalarının gerektiği âşikârdır.
....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.