Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî-i Şerîf’i, hakikati arayanlara yol
gösteren bir manevi hazinedir. Bu eserde, sahte şeyhlerin nasıl tespit
edileceği ve gerçek şeyhlerden nasıl ayırt edileceği üzerine derin hikmetler
yer alır. Günümüzde “sahte şeyh” dendiğinde sadece belirli bir kıyafete
bürünenler değil, şeriat ve tasavvuf bilgisi olmadan dini çıkar için
kullananlar, muhkem ayetleri çarpıtanlar ya da hadisleri hiçe sayanlar
kastedilir. Hz. Mevlânâ, bu tür sahtekârların hem kendilerini hem de onlara
inananları nasıl batıla sürüklediğini çarpıcı bir şekilde anlatır. Gelin,
Mesnevî’nin bu hikmetli satırlarını birlikte keşfedelim.
Sahte Şeyhlerin Özellikleri
Hz. Mevlânâ, sahte şeyhleri şöyle tarif eder:
“İhsan edicilere konuk olmak gerek. [Oysa] sen,
alçaklığından sende olanı bile senden alan birinin müridisin. Kendisi üstün
değilken seni nasıl üstün kılacak? Sana ışık vermek nerede, iyice karartacak.
Onda ışık yokken, başkaları ona yakın olup nasıl ışık alacaklar?”
Sahte şeyhler, manevi bir ışık taşımazlar. Onlar,
dervişlerin sözlerini çalarak kendilerini hakikat ehli gibi gösterir, ama
içleri karanlıktır. Hz. Mevlânâ, bu kişileri “göz ilacı hazırlayan kör”e
benzetir; ne kendileri görür ne de başkalarına fayda sağlarlar. İddiaları
büyüktür, hatta peygamberlerden bile üstün olduklarını söylerler:
“Şeytan bile ona kendi suretini göstermez. O ise ‘Biz
abdaldan da üstünüz’ der. Dervişlerin sözünü çalmıştır. Sözde Bayezid’e kusur
bulur; [oysa] Yezid bile onun iç yüzünden utanır.”
Bu kişiler, Allah’ın sofrasından nasipsizdir, ama “halife
oğluyum” diyerek saf kalpleri kandırırlar. Onların sofrasında sadece “hiç”
vardır; yani boş vaatler ve yalanlar.
Sahte Şeyhlere İnananların Hali
Hz. Mevlânâ, sahte şeyhlerin peşinden gidenlerin durumunu da
şu şekilde tasvir eder:
“İnsanlar yıllar yılı yarın vaadiyle o sofranın etrafına
toplanır, ama o yarın gelmez. İnsanoğlunun sırrının ortaya çıkması için uzun
zaman gerek. O yalancı şeyhin hiçbir şey olmadığı meydana çıktığında, tâlibin
ömrü geçmiş olur, anlasa ne yararı var?”
Bu sözler, sahte şeyhlerin peşine takılanların fani ömrünü
boşa harcadığını gösterir. Onların vaatleri, saf kalpleri aldatır ve hakikatten
uzaklaştırır. Bu yüzden, din hususunda kimin peşinden gittiğimizi iyi idrak
etmek gerekir.
Gerçek Şeyhleri Nasıl Tanıyacağız?
Hz. Mevlânâ, gerçek şeyhlerin özelliklerini de dolaylı
olarak belirtir. Gerçek şeyhler:
- Işık Saçar: Onlar, Allah’ın nuruyla kalpleri aydınlatır,
kendileri de hakikat yolundadır.
- Şeriat ve Tasavvufa Hâkimdir: Ayet ve hadislerle hareket
eder, dini asla çarpıtmaz.
- Sözleri Özgündür: Çalıntı sözlerle değil, kendi manevi
halleriyle konuşurlar.
- Halka Rehberdir: Safsatalarla değil, hakikatle insanları
Allah’a yaklaştırırlar.
Sahte şeyhler ise tam tersine, nefsani arzularla hareket
eder, dini çıkar için kullanır ve hakikati göremez. Hz. Mevlânâ, bu tür
kişilerden ceylanın aslandan kaçtığı gibi kaçmayı öğütler:
“Aklını başına topla da ceylanın arslandan kaçtığı gibi
ondan kaç. Âdi bir ot ile bir demet çiçek ona göre birdir. Yakîn davasında
bulunsa bile şek ve şüphe içindedir.”
Günümüzde Sahte Şeyhlerden Kaçış
Günümüzde sahte şeyhler, sadece dini kisve altında değil,
farklı kılıklarda da karşımıza çıkabilir. Kendini âlim sanan, ama ayet ve
hadislerden habersiz olanlar; dini çarpıtanlar ya da batıl inançları savunanlar
bu kapsama girer. Hz. Mevlânâ’nın uyarısı, bize şu adımları önerir:
- Bilgiyle Donanın: Şeriat ve tasavvuf bilgisiyle kendinizi
güçlendirin, böylece sahtekârları tanıyabilirsiniz.
- Hakikate Bağlı Kalın: Ayet ve hadisleri rehber edinin,
kimsenin dini çarpıtmasına izin vermeyin.
- Seçici Olun: Çevrenizi, sizi Allah’a yaklaştıran âlimler
ve salihlerle doldurun.
- Manevi Uyanıklık: Sahte vaatlere kanmayın, kalbinizi ve
aklınızı hakikatle besleyin.
Son Söz
Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde sahte şeyhlerin tespiti, bize
hakikati ararken dikkatli olmayı öğretir. Sahte şeyhler, içi karanlık, dışı
parlak iddialarla kalpleri aldatır; gerçek şeyhler ise Allah’ın nuruyla yol
gösterir. Fani ömrümüzü boşa harcamamak için, kimin peşinden gittiğimizi iyi
idrak edelim. Rabbimiz, bizi sapkınlıktan ve gönül gözümüzün kapanmasından
korusun. Siz sahte şeyhlerden nasıl kaçıyorsunuz? Hangi hikmetler sizi hakikate
bağlıyor?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.