22 Nisan 2026 Çarşamba

Yol Ortasına Dikilen Diken ve “Yarın”ın Büyük Bedeli - Mesnevi'den Hikayeler

Bir vali, yolun tam ortasına kaba saba bir adamın diktiği büyük bir dikeni fark eder. Bu diken, yoldan geçen herkesin ayağına batmakta, elbiseleri yırtmakta, özellikle fakirlerin ayaklarını kanatmaktadır. Vali hemen adama emreder:

“Dikeni derhal sök!”

Adam tembel ve ağırkanlı bir tavırla cevap verir:

“Peki efendim, yarın sökerim.”

Ertesi gün vali tekrar uyarır. Adam bu kez “öbür gün” der. Aradan günler, haftalar geçer. Vali ne kadar sıkıştırırsa sıksın, halk ne kadar şikâyet ederse etsin, adam her seferinde “yarın”, “biraz daha zaman”, “fırsatımız var daha” diye oyalamayı sürdürür.

O küçük diken ise günden güne büyür, dallanır, kök salar. Artık yolun büyük bir kısmını kaplamış, her geçen insanın ayağını yaralamakta, kan içinde bırakmaktadır. Zengin-fakir, genç-yaşlı herkes bu dikenden nasibini almaktadır. Ama adam hâlâ “yarın” demektedir.

Nihayet vali sert bir şekilde seslenir:

“Ey adam! Bu diken senin ihmalkârlığın yüzünden bu hâle geldi. İnsanlar acı çekiyor. Hemen şimdi sök!”

Adamın gözü o anda açılır. Fakat artık çok geçtir. Diken kocaman, güçlü ve kökleri derinlere inmiş bir ağaç hâline gelmiştir.

Hikmeti (İbret ve Ders):

Ey can! Bu hikâye sadece yol ve diken meselesi değildir.

Bu diken, nefsin kötü huyları, küçük günahlar ve zararlı alışkanlıkları temsil eder. İnsan içindeki bir kötü huyu (kin, haset, gıybet, tembellik, yalan, harama meyil, kul hakkı vb.) fark ettiği anda hemen harekete geçmez, “yarın düzeltirim, öbür gün tövbe ederim” derse, o diken zamanla kök salar, büyür ve bütün hayatını, ilişkilerini ve ahiretini kanatır.

Hazret-i Mevlânâ’nın bu kıssada bizlere seslenişi çok nettir:

Kötü huy dikeni henüz küçük ve taze iken sök!

Çünkü her geçen gün o daha da kuvvetlenir, sen ise yaşlanıp güçten düşersin. Diken yeşerirken sen kurursun.

“Yarın” deme. Çünkü yarın dediğin gün, bugünün aynısıdır. Ömür sermayesi hızla tükenmektedir.
Bugün eline balta al, o dikeni kökünden sök. Bugün tövbe et, bugün ıslah ol, bugün güzel huyları dik.
Çünkü bugün ekim vaktidir, yarın ise hasat vaktidir.

Hele yarın olsun deme. Bedenin güçlü, gözün görürken, ömrün varken harekete geç. Zira yarınlar geçer, ama geçen ömür bir daha geri gelmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.