![]() |
| Bu "Aşk" Yazısı, Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî'sindeki İlahi Muhabbetin Sembolü Olarak Kalbin Yolculuğunu Temsil Ediyor. |
Aşk, sevginin zirvesi, muhabbetin en kâmil halidir. Sözlükte “aşırı sevgi” ve “şiddetli muhabbet” olarak tanımlansa da, tasavvufta aşk bir makamdır. İbn-i Arabî Hazretleri, aşkı şöyle tarif eder:
“Sevginin, sevilen üzerinde yoğunlaşması ve sevenin tüm varlığında sevginin hâkim unsur haline gelmesidir.”
Allah’a ulaşmanın pek çok yolu vardır. Dervişler, seyr-i sülûk mertebelerini adım adım geçerken, aşk yolunu seçenler en kısa yoldan mâşuka, yani Allah’a ulaşır. Ancak bu yolda yürüyenler nadirdir. Aşk makamında âşık yok olur, yalnızca mâşuk, yani Allah (c.c.) kalır. Bu, “Benimle duyar, benimle görür” sırrına ermenin, yani fenafillah makamının ta kendisidir. Bu makama ulaşanlara veliyullah denir.
Hz. Mevlânâ, bu ilahi aşk makamında bir inci gibi parlar. Feridun b. Ahmed (Sipehsâlâr), Hz. Mevlânâ’nın manevi yolculuğunu ve aşk-ı ilahideki hallerini şöyle aktarır:
“Hz. Pir Efendimiz, ezeli nasiple gelen cezbe ile sülûkünü tamamlamış, her makamda hakikatlerin kokusunu ifade buyurmuştur:
Allah’a ulaşmanın pek çok yolu vardır. Dervişler, seyr-i sülûk mertebelerini adım adım geçerken, aşk yolunu seçenler en kısa yoldan mâşuka, yani Allah’a ulaşır. Ancak bu yolda yürüyenler nadirdir. Aşk makamında âşık yok olur, yalnızca mâşuk, yani Allah (c.c.) kalır. Bu, “Benimle duyar, benimle görür” sırrına ermenin, yani fenafillah makamının ta kendisidir. Bu makama ulaşanlara veliyullah denir.
Hz. Mevlânâ, bu ilahi aşk makamında bir inci gibi parlar. Feridun b. Ahmed (Sipehsâlâr), Hz. Mevlânâ’nın manevi yolculuğunu ve aşk-ı ilahideki hallerini şöyle aktarır:
“Hz. Pir Efendimiz, ezeli nasiple gelen cezbe ile sülûkünü tamamlamış, her makamda hakikatlerin kokusunu ifade buyurmuştur:
‘Mana aşkının Burak’ı, aklımı da gönlümü de alıp götürdü.
Nereye mi? Bilmediğin bir tarafa, manaların semasına,
O yüksek revaka, ayın ve feleğin olmadığı, cihanın cihanlıktan çıktığı yere.
Canın Süheyl yıldızı Rükn-ü Yemâni’den doğduğunda,
Ay, güneş ve yedi göklerin kutbu secdeye kapanır.’”
Başka bir yerde, ilahi aşkın sırrını şöyle dile getirir:
Nereye mi? Bilmediğin bir tarafa, manaların semasına,
O yüksek revaka, ayın ve feleğin olmadığı, cihanın cihanlıktan çıktığı yere.
Canın Süheyl yıldızı Rükn-ü Yemâni’den doğduğunda,
Ay, güneş ve yedi göklerin kutbu secdeye kapanır.’”
Başka bir yerde, ilahi aşkın sırrını şöyle dile getirir:
“Saadet doğanı eteğimizden çekti, otağımızı göklerin üstüne kurduk.
Şükürler olsun; Mısır’ın rüyasında bile görmediği şekeri dişimizin dibinde bulduk.
Ayın dönüşü ömürleri kısaltsa da,
Hakiki sevgili, devranımıza uzun bir ömür bağışladı.”
Feridun b. Ahmed, Hz. Mevlânâ’nın ezeli inayetle benliğin çöllerini aştığını ve bu halleri irşad için aktardığını belirtir:
Ayın dönüşü ömürleri kısaltsa da,
Hakiki sevgili, devranımıza uzun bir ömür bağışladı.”
Feridun b. Ahmed, Hz. Mevlânâ’nın ezeli inayetle benliğin çöllerini aştığını ve bu halleri irşad için aktardığını belirtir:
“Ey ezel sâkisi, bizi güzelliğinin divanesi kılmak için aşkının şarabını vücud toprağımıza döktün.
Cemal mecnunu olmamızı istemeseydin, bu şarabı döker miydin?
Bu gönlüm, beni yakamdan tutup yârin köyüne, muhabbet bâdesinin içildiği köye götürüyor.
O kadar içtim ki, pabuçlarım, sarığım birbirine dolaştı.”
Mesnevî’de Aşkın İzleri
Cemal mecnunu olmamızı istemeseydin, bu şarabı döker miydin?
Bu gönlüm, beni yakamdan tutup yârin köyüne, muhabbet bâdesinin içildiği köye götürüyor.
O kadar içtim ki, pabuçlarım, sarığım birbirine dolaştı.”
Mesnevî’de Aşkın İzleri
Hz. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerif’te aşkı bazen açıkça, bazen teşbihle, bazen de kinaye ile anlatır. İşte o hikmetli beyitlerden bazıları:
- “Akl-ı cüz’î, kavl ü fiilden yârimizdir, fakat hâle gelince ‘lâ’ olur.” (Aşkı bilmez.)
- “Akl-ı cüz’î, kavl ü fiilden yârimizdir, fakat hâle gelince ‘lâ’ olur.” (Aşkı bilmez.)
- “Aşkın şerhi hususunda akıl, çamura batmış eşek gibi âciz kaldı. Aşkın ve âşıklığın şerhini yine aşk söyledi.”
- “Âşıkların varlıkla işleri yoktur. Âşıkların ticareti ve kazancı sermayesizdir.”
- “Aşk öyle bir alevdir ki, parlayınca ma’şuktan başkasını yakar, mahveder.”
- “Hakikî ma’şuktan başka bir temaşası bulunursa, o aşk olmaz, saçma sapan bir şey olur.”
- “Aşk vefakâr olduğu için vefakâr ister; vefasız bir herife nazar bile etmez.”
- “O Hayy ü lâ-yemûtun aşkını seç ki, o bâkidir ve sana hayat artıran bir şarabın sâkisidir.”
- “Aşk, denizi bir çömlek gibi kaynatır, dağı kum gibi eritir, gökyüzünü çatlatır, yeryüzünü sebepsiz titretir.”
- “Pak aşk, Muhammed’le eşti. Hudâ, aşk yüzünden ona, ‘Sen olmasaydın’ dedi.”
Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde aşk, ilahi bir sır, kalbi titreten bir yolculuktur. Okuyana ve idrak edene aşk olsun…
Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde aşk, ilahi bir sır, kalbi titreten bir yolculuktur. Okuyana ve idrak edene aşk olsun…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.